Mevlana'nın Hayata Bakış Açısı Nasıldı?

Mevlana'nin Hayata Bakis Acisi Nasildi?
Mevlana Celaleddin Rumi, felsefi ekol olarak nitelendirilen ve tasavvufun zirvede olduğu 13, yüzyılda yaşamış, birçok eser ortaya koymuştur. Eserlerini yaşadığı dönem şartlarından etkilenerek tasavvufla yoğuran Mevlana, dünyaya olan bakış açısını da bu çizgide oluşturmuştur.

  Mevlana'nın Dünyaya Bakış Açısını Ne Şekillendirdi?

 "Suf" kelimesi Arapça Kökenli bir kelimedir ve kelimenin anlamı yün demektir. Suf kelimesine İzafet İ'si getirilerek farklı bir anlam kazandırılmış. Sufi ek harf ile ortaya çıkmış ve kazakça "Yünden hırka giyinmiş kişi" olarak tanımlanmıştır. Sufi kelimesi gün geçtikçe farklı anlamlar kazanmış ve son olarak dünyadan el etek çeken, Allah'ın sevgisini kazanmak için çabalayan, Peygamber Efendimizin izinden giden, hak ile meşgul olup batıla kapılmayan ve insanın iç dünyasını görebilen gezgin kişi anlamına gelmiş. Ancak Sufi kelimesinin Arapça "Safa" kelimesinden türediğini savunan kesimin olması kelimenin tam olarak nereden geldiğini ifade etmede yetersiz kalıyor. Safa kelimesi temiz anlamına gelmektedir ve Sufi temiz insan yüreği dili temiz olan demek olduğu için iki kelime birbiriyle benzerlik gösteriyor. Sufilerin ortak özelliğinden bahsederek Sufiliğin tanımını tam manasıyla yapmış olalım.

 *Dünya hayatından uzaklaşarak ahiret hayatı için çabalama, az yemek yemek ve az uyumak. Batıl ile meşgul olmak yerine hak ile meşgul olup daima düşüncelere dalma, Her an Allah'ı düşünme,

 *Namaz kılarken Allah'a ulaşma, Allah'ın nurunu görerek hemhal olma. Özellikle secde halindeyken Yaratana ulaşarak mutlu olma, Her fırsatta Allah'ı secde etme,

 *Ruh temizliğine önem veren Sufiler, kemale ermiş insanlardır. Allah'ın yarattığı şeylerde onun yüceliğini görme her an onu anma halidir.
 Sufiler namaza önem verdiği gibi zikre de önem veriyor ve sürekli Allah'ın isimlerini zikrederek Allah'tan af dilenmektedirler. Zikir halinde olurken ruh temizliğini gerçekleştiren Sufiler can-ı gönülden ibadet yaptıkları için Allah'a ulaşıyorlar. Zikir yapılırken bazen müzik eşliğinde yapılamakta ve ilahi tarzında zikirler çekilmektedir.



 Mevlana Celaleddin Rumi en büyük sufilerden biridir. Düşünce yapısı, hayat felsefesi ve bütün davranışları bu yönden şekillenmiştir Mevlana'nın. Eklektik düşünce yapısıyla dikkat çeken Mevlana insan beyninin her şeyi kavramada yetersiz kalacağını savunuyor. İnsan beyni Allah'ın varlığını kabul edip hakikatle tanıştığında hayatın özünü tatmış olur. İnsanın sadece Allah'a kulluk etmesini ve her anlamda Allah'a sığınması gerektiğini eserlerinde dillendiren Mevlana, hakikatin ruhu arındırarak bulunacağını savunuyor. Mevlana hayata olan bakış açısını tasavvufi temelde felsefe ile harmanlayarak ifade ediyor. Hoşgörü ve ahlakın hayatın her alanında olması gerektiğini ve bu iki kelime ile hayatımıza yön vermemiz gerektiğini dillendiriyor. İnsan yaratılırken Allah kendi öz ruhundan üfleyerek varlıkları yaratmıştır bu nedenle insan her yönüyle Allah'a yakındır ve Allah'a ulaşmak isterse eninde sonunda ulaşır demektedir Mevlana. Ayrıca insanın kötülük ve iyilik işleme konusunda sınırlandırılmadığını bu hususta dikkat edilmediğinde yanlışa gidileceğini ifade ediyor. İnsana adil davranılmalı ve insanın kötü alışkanlıklarına öfkeyle karşılık vermemiz gerektiğini sürekli ifade eden Mevlana sabırla her şeyin üstesinden gelebileceğimizi ve sinir, kin, nefret biriktirmek yerine güzellik, iyilik, hoşgörü biriktirmemiz gerektiğini söylüyor.

Yorum Gönder

0 Yorumlar