Türkiye'de Spora Bakış Açısı ve Sporun Ülkemizde Önemi




turkiyede-spora-bakis-acisiSpor gençlik, dinamiklik ve aynı zamanda yetenek isteyen bir alandır. Türkiye'de genç nüfus oldukça fazla, giderek artan genç nüfusa yoğunlaşıldığı zaman bu nüfus içinde spor yapan sayısının oldukça az olduğu gözlemlenmektedir. Vatandaşlar çoğunlukla spora seyirci kalmayı tercih etmekteler. Bireysel yetenek ve başarılarını çeşitli platformlarda değerlendirme çabası içine girilmiyor. Bu bakımdan Türkiye'de spora pasif yönelimden söz edilebilir. Aslında Türkiye'de spora bakış açısı spora seyirci kalmak, fanatizm ve sadece populer branşlara yönelim ile özetlenebilir. Spora olan ilginin  cinsiyete göre dağılımında erkekler bayanlardan çok ileridir ancak aktif olarak sayı oldukça azdır. Kadınlarda ise gençlerin sadece on binde yedilik kısmı aktif olarak sporla ilgileniyor. Genel anlamda bakıldığı zaman ata sporumuz olan güreş sporu ile ilgilenen sayısı bile oldukça azdır. Güreş sporu ile ilgilenen sayısının bu derece az olması ise dikkatlerden kaçmamaktadır.


Gençleri Yönlendirmenin Önemi

 Türkiye'de nüfus grafiklerine bakıldığı zaman 10-30 yaş arası nüfus toplam nüfusun %65'ini oluşturur. Dinamik ve sporun farklı dallarında aktif olmaya elverişli olan bu genç nüfus, yeterli derecede spora yönlendirilmiyor. Bu durum ise sporla seyirci olarak ilgilenen genç nüfus dinamizmini meydana getiriyor. Hızla yaşanan gelişme ve ilerleme çerçevesinde gençlerin spora yönlendirilmesi ve desteklenmesi ile Türkiye'de sporun önemi artacaktır. Yeteneği olan ve spora elverişli gençler özellikle okullarda yönlendirilmelidir. Spora aileler de olumsuz bakış açısıyla bakmaktadır. Örneğin sporla ilgilendiği için çocuğunun derslerinde başarısız olacağını düşünen pek çok aile aslında yetenekli olan çocuğu spordan uzaklaştırmayı seçiyor.




 Spor Alanları ve Spor Eğitmenlerinin Önemi


 Spor Türkiye'de diğer dallar gibi değerlendirilip, daha fazla aktif olma imkanı sağlandığı takdirde sporla ilgilenen sayısı artacaktır. Bunun dışında uzun yıllar boyunca yaşanan sporla ilgili çeşitli gelişmelere rağmen spor sahaları ve spor salonlarının sayısında yoğun bir artış yaşanmadı. Bu sayının en az ikiye katlanması da önemli bir etki oluşturacaktır. Ayrıca yeterli eğitmene ve spor koçuna ihtiyaç vardır. Bunun için üniversitelerin sporla ilgili bölümlerine yeterli öğrenci alınmalı, koç yetiştirilmelidir. Bu aşamadan sonra gerekli meslek içi eğitimler ve sertifika programları eşliğinde spor eğitmenleri güçlendirilmelidir. Böylece daha fazla spora yönlenme olacak ve Türkiye'de spor daha aktif olacaktır. Uzun yıllara dayanarak yapılan incelemeler neticesinde şimdilik sporun ülkemizde gelişimi yeterli düzeye ulaşmamıştır.


 E- Sporun Desteklenmesi



 Türkiye'de ve dünyada sporu geliştirmek adına ortaya çıkan elektronik spor, desteklenmesi gereken bir alandır. Öncelikle bu alanda Gençlik ve Spor Bakanlığı' ndan lisans alınmak zorundadır. Bu lisans işleminden sonra lisans alan her birey, profesyonel sporcu olarak kabul edilmektedir. Elektronik sporda lisans almak oldukça önemlidir. Hatta uluslararası arenada lisans yaşı 6 olarak kabul edilmiştir.

 Ancak Türkiye'de e spora kayıt yaptıran lisanslı profesyonel sporcu sayısı oldukça alt sıralardadır. Bunun en önemli sebebi ise yeterli yönlendirmenin yapılmamış olmasındandır. Ancak e spor özellikle gençleri spora yönlendirmek adına alınmış uygulamalardan biri olmakla birlikte oldukça büyük önem taşır. Çeşitli oyunların oynandığı bu platformda para kazanma şansı da bulunuyor. Türkiye'de teknoloji ile yakından ilgilenen genç kitleyi öncelikle e spora yönlendirmeli daha sonra ise yetenekli olduğu bir spor dalında profesyonel eğitim almasını sağlamalıdır. 

Yorum Gönder

0 Yorumlar