Çağımızın Hastalığı: Sosyal Medya Bağımlılığı


Sosyal-medya-hastaligi-bagimliligiÇağımızın en büyük hastalığı: Sosyal medya bağımlılığı

Çağımızın en büyük hastalığı hiç kuşkusuz internet ve onunla birlikte gelen telefon,bilgisayar ve tabletlerin aşırı kullanımıdır.Sosyal medya bağımlılığı ise bunlardan biraz bağımsız olarak değerlendirdiğimizde yanı başımızda duran ancak bir türlü fakına varamadığımız bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Sosyal medyanın büyüsü


Sosyal medya dediğimizde aklımıza hepimizin bildiği facebook,twitter,instagram,whatsapp,hangouts swarm gibi siteler geliyor.Hemen hemen herkes mutlaka sabah yataktan kalkarken mutlaka twitterdaki trendlere bakıyor.Facebookta kim ne paylaşmış onu beğeniyor, instagrama girip paylaşılan fotoğraflara bakıyor,hatta birçoğuna imreniyor kendide bir sabah selfisi ya da kahvaltı fotoğrafı paylaşma ihtiyacı duyuyor.Bunun gibi pek çok şey anlatmakla bitmez çünkü artık kabul edelim bununla yaşıyoruz.Hiçbirimiz sosyal medyanın bu etkileşimin olumlu yönlerini gördüğü kadar olumsuz yönlerine bakmıyor.Hatta itiraf edelim bu büyüye kapılmayan neredeyse yok gibi.Evet sosyal medya hepimizi büyüledi hatta onunla yeni tanışan Annemizi, babamızı ,amcamızı, hatta dedemizi bile… 45-50 yaşlarında ilk defa facebook ve twitter kullanan babamız ve dayımdan biliyorum.Sanki dünyada yeni bir şey icat edildi ve insanlık kurtarılmış gibi telefona gözerini dikip bakmaları da cabası.

Peki hiç düşündünüz mü sosyal medyanın olumsuz taraflarını? Ben söyleyeyim düşündük belki ama bunun için hiçbir şey yapmıyoruz.Çünkü seviyoruz sosyal medyayı birşeyler paylaşmayı onunla haşır neşir olmayı.Ben sosyal medya kullandığım zaman farkına vardığım birkaç şey sevdiklerimizle sağlıklı vakit geçiremiyoruz.Yolda,arabada,işte her daim boş vakitlerimizi sosyal medya ile doldurmaya çalışıyoruz.Arkadaşlarımızla buluştuğumuzda masaya oturuyoruz önce wi fi şifresini soruyoruz hal hatır sormaktan ziyade.Ardından sohbeti bölüp herkez telefonlara bakıyor.Sohbet etmek için değil de sosyal medyada gezinmek için toplanılmış gibi. İnanmıyorsanız kafelere gidip bakın herkesin elinde telefon olduğunu göreceksiniz.Keza evde akşam oturduğumuzda küçük oğlunuz sizinle oynamak istiyor siz telefonla meşgulsünüz eşiniz de öyle.Fotoğraf paylaşmanız gerek oğlunuzu ise yine telefondan birşeyler izleterek oyalıyoruz.Aile ilişkilerimizin geldiği son nokta bu işte yapmamız gereken şeyler çok basit telefonu bırakıp çocuğumuzla ailemizle dostlarımızla daha sağlıklı görüşmek ve onlara zaman ayırmak.




Sosyal medya bağımlılığı yakalanmayın.


Yanlış anlaşılmasın ben şu doktor bunu diyor bunları yapmalıyızın savunucusu değilim.Ya da şu profesör şöyle araştırma yapmış bunlar çok tehlikeliymiş gibi bir deneyi de söylemiyorum.Ben günlük hayatın bizzat içerisinden yaşanan ve tehlikeli bir noktaya giden bir durumu anlatıyorum.İşin acı tarafı, Psikiyatri bölümünde sosyal medya ya da internet bağımlılığı hastalıkları gibi bölümlerin açılması.Bu sorunun ne kadar tehlikeli bir noktaya vardığınız ilerde ne gibi sorunlara yol açacağının habercisi gibi.Yapmamız gerekn şeylere gelince İnternet ve sosyal medyanın nimetleri ve güzellikler saymakla bitmez ve bunu kimse inkar edemez.Sosyal medyayı ya da yaptığımız her neyse onu aşırı kullanmayalım.Hatta şöyle bir şey yapalım.Telefonları sessize alalım ve günlük hayatımızda neleri kaçımışız onlara bir bakalım.Hayat çok da uzun değil.

Yorum Gönder

4 Yorumlar

  1. sayfanızı yeni keşfettim ve yazılarınız çok hoşuma gitti inşallah uzun yıllar paylaşımlarınıza devam edersiniz ^_^ sayfama da beklerim profil resmime tıklayıp ulaşabilirsiniz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim sağolun. Sitenizi inceledim size de başarılar dilerim.

      Sil
  2. Dediğiniz gibi hastalık haline geldi, Allah sonumuzu hayır etsin...Sitenizi yeni fark ettim...İnsana davet sitesine de beklerim, blog ailesi olarak daha çok geniş kitlelere yayılmak bizim elimizde...Selam ve Dua ile...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunuz için teşekkür ederim sitenizi ziyaret ettim başarılar dilerim.

      Sil