Televizyonun Topluma Etkileri


Televizyonun-Topluma-EtkileriTelevizyon, en kapsamlı, en küresel ve halka en çok hitap eden kitle iletişim aracıdır. İnsanların tamamının günde ortalama iki saat televizyon izlediği araştırmalar sonucunda kanıtlanmıştır. Her gün küreselleşen dünyada, insanların uyku, iş, yeme-içme, zaruri ihtiyaçlar gibi işlerinin arasında her gün televizyona iki saat ayırması, gerçekten çok önemlidir. Yoğun iş ve okul hayatı dolayısıyla, kendilerine zaman ayırmaya bile vakit bulamayan insanlar, dünyada, ülkelerinde ve yakın çevrelerinde gelişen olayların bilgisini ancak televizyonlardan almaktadır.

 Televizyonlar yalnızca insanları bilinçlendirmek ve onları bir şeylerden haberdar etmek için değildir. Televizyon ayrıca, her kitleye hitap eden televizyon dizileri, filmleri, belgeselleri ve yarışmaları için de vardır. Televizyon hayatına bir kez girmiş bir kişi, televizyon dünyasının birbiriyle yarış halinde olduğunu bilebilir. Yani aslında başlarda yalnızca halkı eğitmek ve halkın diğer kültürlerle uyum içerisinde yaşamasını kolaylaştırmak için var olmuş televizyon programları, artık birbirleriyle yarış halindedir ve en bilindik amaçları, reyting konusunda birbirlerini geçerek daha yüksek meblalar kazanmaktır.

 Televizyonlar aynı anda milyonlarca kişiye hitap ettikleri için, halkın dünya görüşünü etkilemektedir. Örneğin küçüklüğünden beri televizyonlarda paranın çok değerli bir şey olduğunu görmüş birinin gözünü para hırsı bürüyebilir. Ya da bir film uyuşturucunun kötü değil de, iyi bir şey olduğunu anlatıyorsa, bunu izleyen ve öğrenme algıları çok küçük olan bir çocuk, uyuşturucuyu iyi bilebilir. Bir kanal sürekli iktidar yanlısı programlar yaparsa eğer, halk seçimlerde farklı bir şey düşünemeyecektir. Bunun gibi örnekler kapsamlıdır ve çoğaltılabilir.

Televizyonun Halka Olumlu Etkileri


 Televizyonu, bilim adamları argo tabirde “aptal kutusu” olarak değerlendirmektedir. Fakat televizyon yararlı kullanıldığı takdirde asla aptal kutusu değildir. Örneğin bir aile televizyonu dışarıdaki haberleri öğrenmek, farklı kültürleri tanımak, çocuklarının eğitimine katkıda bulunmak veya hayvanların dünyası ile haşır neşir olmak için izliyorsa, o ailenin televizyonunun aptal kutusu olduğu iddia bile edilemez. Televizyon halkın kültür seviyesini, yararlı kullanımda zirvelere çıkarabilecek kadar geniş kapsamlı bir araçtır. Çünkü her kültüre, her yaşa ve her etnik kesime hitap etmektedir.

 Televizyon bir kişiye çok şey öğretebilir. Kişi izlediklerinden ders çıkarabilir. Örneğin bir belgeselde, kahvenin yararlarından ve zararlarından bahsediliyorsa, bunu izleyen kişi kahveyi ona göre kullanacaktır. Televizyon zararlı bir şeyi anlatıyorsa eğer, kişi gördüğü zararlı şeyden uzak duracaktır.

 Televizyon insanları bilinçlendirebilir. Örneğin televizyonda gösterilen bir kısa filmde, evliliğin püf noktalarından bahsedilirse, kişi yaptığı hataların farkına varacaktır ve evliliği daimi ve huzurlu olacaktır. Ya da başka bir film, çocuğun psikolojisi üzerine ise eğer, bunu izleyen kişi çocuğuna nasıl davranması ve davranmaması gerektiğini öğrenecek, tutumunu ona göre sergileyecektir.

 Televizyon insanlara dışarıdaki hayatı öğretebilir. Pazar fiyatlarından bahsedilen bir haberi izleyen izleyici, parasını ona göre ayarlayarak dışarı çıkar. En iyi okulların ve eğitim kalitesinin tartışıldığı bir sempozyum sonrası ebeveynlerin çocuklarının geleceğine olan bakış açısı değişebilir.

 Televizyon etnik ayrımların farkına varmamızı ve diğer insanları anlamamızı sağlamaktadır. Örneğin yurtdışına çıkacak biri televizyon izleyerek, o kültürü öğrenebilir ve buna göre davranabilir. Ya da ülkesine gelen turistlere olan bakış açısını değiştirerek, ona istediği yanıtları verebilir. Televizyon olumsuz değildir, kişi televizyon sayesinde birçok bilgiye ulaşabilir ve dışarıdaki dünyadan haberdar olabilir. Televizyon doğru kullanıldığı sürece, son derece gerekli ve kullanışlıdır.


Televizyonun Halka Olumsuz Etkileri


 Televizyon doğru ve gerekli kullanılmadığı takdirde, bambaşka bir şeye dönüşebilir. Aslında cennet ve cehennem kavramlarını televizyon için de kullanmak yanlış olmayacaktır. Çünkü yanlış kullanım, insanı hiç olmadığı birine dönüştürebilir.

 Televizyon en çok çocuk ve ergen gruplarını etkiler, çünkü diğer insanların televizyon izleyecek çok fazla vakti olmaz. Çocuklar ve ergenler ise, dinlenmek adı altında kendilerine bu vakti yaratırlar. Örneğin günde 10 saat televizyon izleyen bir ergenin kaybı, hiç değilse zamandır. Bu 10 saatte bir şeyler için çabalaması ya da en azından kitap okuması, onu gerçekten çok iyi yerlere getirecek ve kendisini geliştirmesini sağlayacaktır.

 Televizyonun olumsuz etkilerinden bir tanesi de, televizyon dizi ve filmlerinde olumsuz gösterilmesine rağmen, aslında doğallaştırılan kadına şiddet ve kadın cinayetleridir. Doğrudan bir bağlantı kurulmasa bile, kadına şiddeti kötü olarak da olsa gösteren bir filmi veya diziyi izleyen, şiddete meyilli bir kişi bunu herkesin yaptığını düşünecek ve kendini rahatlatarak buna çekinmeden devam edecektir. Kadına şiddet son derece yanlış, kötü ve çocukları etkileyebilecek bir şeydir; bu nedenle kesinlikle haklı veya haksız olarak gösterilmemelidir.

 Diğer bir husus, televizyonlardaki üstü kapalı pornografik film ve dizilerle ilgilidir. RTÜK’ün yeni düzenlemesine göre, bu büyük ölçüde engellenmiş ve bunu yapan kanallar yasaklanmıştır ama bu kez de, üstü kapalı bir şekilde bahsedilmeye başlanmıştır. Konuyu daha açık hale getirecek olursak, televizyonlarda oynatılan dansözler, açık veya imalı bir şekilde gerçekleştirilen kadın ve erkek yakınlaşmaları çocukların ve ergenlerin psikolojisini etkilemekte ve onların cinsel yönelimlerini olumsuz şekillendirmektedir. Çocuklar ve ergenler, izledikleri bu görüntüler karşısında cinselliği çok fazla ön plana çıkarmaktadır. Bu çıkarım onların yanlışa yönelmesine sebep olabilir. Örneğin bilgisayardan daha kötülerini açmasına sebep olması muhtemeldir. Ya da kendisini parayla fuhuş gerçekleştiren bir ortama atması da olası bir ihtimaldir.

 Yanlışlardan bir tanesi de, televizyonlarda çok fazla silah gösterilmesi ve cinayetin normalleştirilmesidir. Kadın, erkek demeden ellerine aldıkları silahlar ile birilerini, haklı veya haksız sebeplerle öldüren kişilerin, televizyonlarda bu denli yer alması, küçük büyük fark etmeden kişileri etkileyebilir ve zarar görmelerine neden olabilir. Televizyonlarda her vurulan ölmemektedir ve oyuncular rolleri gereği çok rahat ve cesur davranmaktadır. Bu kişinin psikolojisinde her zaman böyle olduğuna dair bir izlenim yaratabilir ve bu izlenim, kişiyi öyle bir ortamda bulunması durumunda çok cesur bir hale getirebilir.

 Televizyonlarda küfür edilmesi, çocukların ve ergenlerin sokakta nasıl davranacağını ve özellikle erkeklerin, bir kadına karşı nasıl konuşacağını bilmemesine neden olacaktır. Bu sebeple bu yanlıştan da vazgeçilmelidir.

 Televizyon programlarında aileler hakkında, yaşanmış bir takım kötülüklerden bahsedilmesi, aile fertlerini de olumsuz etkileyebileceği gibi, dış dünyayı da bu yönelime sokabilir. Bu nedenle bu konularda da kontrollü davranılması gerekmektedir.

Çocuklar ve Ergenler İçin Televizyon Kullanımı


 Çocuklar ve ergenler öğrenmeye en yatkın olan kişilerdir. Çünkü hafızaları henüz fazla dolmamıştır ve kimliklerini ararlarken, bir yandan da gerçek dünyayla tanışmaktadırlar. Yüksek etkilenebilirlik durumları en yüksek olan iki gruptur ve bu iki grup, dışarıdaki hayat tarafından hipnoz edilmiştir.

 Çocuklar ve ergenler, yüksek etkilenebilirlik durumlarının zirve yaptığı bu dönemlerde bazı alışkanlardan uzak durmalıdır. Örneğin sigaraya başlama yaşının gittikçe düştüğü günümüzde, sigara içme alanında bulunan ve arkadaşları tarafından ikna edilen ergen bunu normal zannederek başlayabilir. Aynı bu örnekte olduğu gibi, televizyonda uyuşturucu kullanımının normalleştirildiği bir filmi izleyen ergen, bundan etkilenecek ve en acısı merak edecek, bir kereden bir şey olmaz diyerek bu batağa düşecektir.

 Ebeveynler çocuklarının dışarıdaki hayatını kontrol altında tutmaya çalışırken, televizyon ve bilgisayar gibi küresel kitle iletişim araçlarının kontrolünü unutmamalı ve hatta en çok onlara dikkat etmelidir.

Yorum Gönder

0 Yorumlar