Toplumun Cinselliğe Bakış Açısı

Toplumun-Cinsellige-bakısi
Cinsellik Kavramı
Orta ve ileri yaş grubu kişilerde yapılan bir araştırmaya göre kadınların ve erkeklerin cinsellik kavramına bakış açıları oldukça değişkenlik gösteriyor. Gelişmiş ülkeler, gelişmekte olan ülkeler ve az gelişmiş ülkeler cinselliği farklı yönlerden düşünüp ele alıyorlar.Sosyo-kültürel deneyimler, modern dünyanın getirdiği dayatmalar ve bundan farklı olarak özellikle ataerkil toplumlarda cinsellik tecrübeleri farklı algılanıyor.

Öncelikle erkekleri ele alırsak orta yaş grubu kesimde cinsellik sadece ani duygusal haz olarak düşünülüp sevgi yaklaşımı pek gözetilmiyor. Cinsellik genel tanımıyla kadın ve erkeğin birbirlerine duyduğu sevgiden dolayı ortaya çıkan sezgisel ve duygusal dürtü olarak tanımlanabilir. Bu tanımın aksine erkekler manevi bağlanmayı genellikle göz ardı ettikleri araştırmadan çıkan sonuç olarak nitelendirilebilir.

Kadınların araştırma sorularına verdiği cevaplar erkeklere oranla farklılık gösteriyor. Kadınlar cinselliği çoğunlukla duygusal hissiyatlarına göre biçimlendiriyor. Yani bir kadının cinsellik ile olan düşünceleri çoğunlukla kalben ve ruhen doyuma ulaştıktan sonra fiziksel olarak devam ediyor.

Yalnızca yapılan bu araştırma orta yaş sınıfına giren her iki cinsiyeti temel alarak yapılmıştır. İleri yaş insanların cinsellikle alakalı düşünceleri tamamen sınırlı olup sadece sevgi ve koruma içgüdüsü içermektedir.

Ataerkil Toplumlarda Kadının Yeri ve Cinsel Kimliği

Eski çağlardan mağarada yaşayan kadın ve erkeğin görevleri düşünülürse erkeklerin avlandıkları kadınların ise yemek pişirip çocuk doğurdukları bilinmektedir. Günümüzde bu yaşantı tarzı modern toplumun yeniliklerine ve teknolojik gelişmelere göre farklılık göstermiştir yalnızca yapılan görevler ve düşünce yapıları aynı biçimde devam etmektedir.

Özellikle kalabalık yaşayan erkeğin yönetici olduğu ailelerde kadının yeri bir tek evidir. Kadın bir de herhangi bir işte çalışmıyorsa kadına karşı olan bakış açısı çocuk doğurmak ve temizlik yapmaktan ibarettir. Erkek çalışır, kazanır her zaman söz sahibidir fakat kadının düşüncesi hiçbir zaman önem taşımamaktadır. Durum böyleyken kadın birey olmaktan çıkar ve erkeğe hizmet etmekle, çocuklara bakmakla yükümlü biri haline gelir.

Modern toplumlarda kadının da bir birey olduğu her konuda düşüncesi ve fikri olabileceği algısı zaman geçtikte kabul görmesine rağmen bazı toplumlarda halen kadına ikinci sınıf bir insanmış gibi yaklaşmak devam etmektedir. Böyle toplumlarda kadın erkek için sadece cinsel hazzını giderdiği bir objedir. Evde çocuklara bakmak, temizlik yapmak ve susmak kadının vazifesidir. Ancak erkek tarafından kadınlara dayatma yapılan bu görevler son derece çağ dışı ve yanlıştır.

Günümüzde modern, değişen ve gelişen toplumlarda kadın üreten, yetiştiren ve her sahada büyük atılımlar yapabilen bir bireydir. Erkeğin kadına bu olguların dışında yaklaşması ve kadını değersizleştirmesi kabul edilemez.

Modern Toplumlarda Kadının Yeri ve Cinsel Kimliği

Çağdaşlık ilkesini benimsemiş ve her koşulda özgür olan toplumlarda kadın bilim,sanat,ekonomi,teknoloji ve bunun gibi birçok alanda kendi yerinden ve düşüncelerinden söz ettiren aydınlık yarınlara umut veren bir bireydir. Erkeklerin hakları anayasada nasıl ifade edilmişse aynı şekilde kadınların da erkekler ile eşit derecede hakları vardır. Bu haklar kanun koyucular tarafından belirlenmiştir ve anayasada aksi ispatlanmadıkça kimse tarafından değiştirilemez.

Kadınlar eğitimlerini tamamladıktan sonra uzman olduğu her yerde çalışabilirler. Hangi konuda olursa olsun düşüncelerini özgürce ifade edebilirler. Erkeklerin kadınlara cinsiyetçi yaklaşmaları tamamen hatalı bir davranıştır.Çünküfikir ve düşünceler cinsiyet gözetmez. Her kadın istediği tarzda yaşamakta ve istediği şeye inanmakta hürdür.

Kadın sadece istediği ve sevdiği kişiyle evlenebilir. İstediği sayıda tamamen kendi durumuna göre çocuk sahibi olmaya kadın eşiyle ortak karar verir. Ekonomik özgürlüğe sahip olan kadın ailesini kurabilir ve iş hayatına kendi özgür iradesiyle devam edebilir.

Kadın cinsel, duygusal ve ekonomik açılardan birlikte olacağı kişi hakkında kendisi söz söyleme yetkisine ve hakkına sahiptir. Erkekler kadınları hiçbir şekilde kendi düşünce ve isteklerini kabul ettirme konusunda cebr uygulayamaz. Böyle bir durum meydana gelirse kadınların hakları devreye girer ve erkek kadınların bu haklarına şartsız ve koşulsuz riayet etmek zorundadır.

Yorum Gönder

0 Yorumlar