Edebi Metinlerde Kahraman Bakış Açısı Özellikleri ve Örnekleri


kahraman-bakis-acisiEdebiyat alanında edebi metinler içinde farklı tarzlarda hikâyeyi anlatan birinci tekil yani ben dili bakış açıları bulunmaktadır. Bu bakış açılarından bir tanesi de kahraman bakış açısıdır. Kahraman bakış açısında anlatıcı kahramanın bizzat kendisi olabileceği gibi hikâyenin arka planında yer alan bir kahraman da olabilir.

Kahraman bakış açılı edebi metinlerde olay örgüsünde hikâyeyi anlatan kişi esasında hikâyenin bütün yükünü omuzlar ve bu kişi her zaman kendisinde var olan deneyimleri, duyguları ve hisleri ortaya çıkarır. Bu tarz anlatım türlerine genel olarak roman ve hikâyelerde kişinin kendi öz yaşamını kendi dilinden anlattığı otobiyografik karakter tanımlaması yapılan metnin içinde rastlamak mümkündür.

Anlatıcı hikâyede kendi üslup ve tarzı ile ben dilini kullanarak hikâyeyi anlatır. Bu anlatımda esas amaç okuyucu ile sıcak, samimi ve karşılıklı diyalog havasında bir bağ kurmaktır. Anlatıcı karşısındaki bir kişiye yaşadığı olayları sohbet ediyormuşçasına anlatmayı yeğler. Özellikle gezi, mektup, hatıra ve buna benzer kişinin kendi eliyle kaleme aldığı edebi ürünlerde bu anlatım tarzının kullanıldığı sıklıkla görülmüştür.

Kahraman bakış açısı tarzında kaleme alınan eserlerde tek bir üslup kullanıldığından ötürü bazı okuyucu açısından bazı sıkıntılar oluşması mümkündür. Bu bakış açılı eserler incelendiği vakit sınırlılık söz konusu olduğu için eserde kurgu planlaması ve olayların dizilişi sadece bir tek kişinin dünyası ve deneyimi ile kısıtlanmış olur. Bu kısıtlama da esere bazı yönlerden sıkıcılık ve olay akışında durağanlık gibi okuyucuyu yoran spesifik durumlar yaratabilir. Örneğin, ilahi bakış açısı ile karşılaştırıldığı zaman ilahı bakış açısında olan sınırsızlık kahraman bakış açısında yoktur.


Ayrıca bazı edebiyat eleştirmenleri eserde hâkim olan ben dili ile yazar arasında doğrudan kıyaslama yapmaktadır. Eseri okuyan ve eleştiren kişilerin yazar ile anlatıcının özdeş olduğunu düşünerek iki tarafı da aynı kefede tuttuğu da görülmektedir.

Bu türün örneklerinde gelecek ve geçmişten haber verme gibi bir durum görülmemektedir. Yani metnin içinde yer alan zaman kavramı kahramanın o anki yaşadığı durum ve deneyimleridir. Anlatıcı sadece eserin merkezinde yer alarak sahip olduğu bakış açısını eserine yansıtır.

Kahraman Bakış Açısı (Ben-Birinci Şahıs Dili) Örnekleri


Örnek 1

Mahallenin yanı başında ihtiyar bir adama rastladım. Saygılı bir ifadeyle durumunu sordum. Beni duymadı. Bir daha o ihtiyara aynı şeyleri iletmek için ses tonumu yükselttim. Beni duyduğunu hareketleriyle gösterdi. Bana garip garip baktı. 
Örnek 2

Bir zamanlar yaşadığım evin, gece yarısı eve dönerken taşıdığım o fenerin, duvardaki Acem halısının ve aslında gerçek bir kent olan Galata'da gördüğüm her şeyin sadece benim zihnimdeki düşünceler olduğu fikri kafama saplandığında muhakeme gücümün zayıfladığına hükmetmiştim. Ama şimdi görüyorum ki asıl bunu düşündüğümde yanılmışım. Çünkü onlar gerçekten de benim düşlerimdi.

Örnek 3

Babam sabahın erken saatlerinde kalkmış ve yüzünde hala uykulu bir ifade ile bakmıştı. Babama doğru yürümüştüm ve bana gayet sevecen ve mutlu bir ifade ile sımsıcak sarılmıştı. Hislerinin neden bu kadar değiştiğini anlamamıştım ama çok da heyecanlanmıştım.

Örnek 4

Yaşayamadığım çocukluğumun özlemi hâlâ içimde kıpırdaşır. Çocukluğumu hiç yaşayamadım. Hiçbir oyuncağım olmadı, ne otomobillerim ne leğendeki suda işleyen oyuncak vapurlar… Bilye oynayamadım, bitek zıpzıpım olmadı. Hiç uçurtma uçurtmadım. Hiç çember çevirmedim. Hiç salonum olmadı.

Yorum Gönder

0 Yorumlar