Sosyal Medyada Nefret Söylemi


sosyal-medya-nefret-soylemi-siddetA- Sosyal Medya Nedir?

1-Bir İnternet Kavramı Olarak Sosyal Medya

Bilgisayarın icadı, bilgisayar teknolojilerinin geliştirilmesi, internet ve internet teknolojileri, yarım yüzyıl içerisinde çok hızlı bir gelişim kaydetmiş ve bilhassa internetin icadı ve yaygın olarak kullanılmaya başlaması ile birlikte dünyada ve gündelik yaşantımızda devrim niteliğinde pek çok değişim meydana gelmiştir.



Askeri amaçlarla geliştirilen internet, bilgi alışverişi ve sağladığı kolaylıklarla önce 1990’lı yıllarda ticari ağ haline gelmiş, sonra ise yaşamın tüm kollarında aktif hale gelerek eğitim, sağlık, hukuk gibi temel hizmetleri ve hatta tüm kamusal faaliyetleri önemli ölçüde etkilemiştir.



 Bilgisayar ve internet teknolojileri hayatımıza girdiğinde, ilkin tek taraflı bir iletişim söz konusuydu. Oluşturulan web sitelerindeki içeriklerin kullanıcılar tarafından görülebildiği ve takip edilebildiği, web sitesini oluşturanların ve veri girenlerin dışındaki kullanıcıların pasif kaldığı bir dönemdi. Son yirmi yıl içerisinde ise internet teknolojilerinde inanılmaz bir değişim yaşanmıştır. Her türlü içeriğin üretilebildiği ve bu içeriklerin karşılıklı paylaşılarak etkileşime geçilebildiği bu dönemde sosyal medya mecraları belirleyici olmuştur.



İnternet ağının kişisel kullanıma uygun hale gelmesiyle birlikte, bireyler ilk zamanlarda interneti, aradıkları bilgiye erişim için kullandılar. Bu dönemde, web 1.0(monolog) olarak nitelendirilen web sitelerinin temel amacı, sadece kullanıcıya bilgi vermekti. İnternet kullanıcılarının web sitesindeki içeriğe katkıda bulunma hakkı yoktu. İnternet kullanıcıları pasif görünümde ve sadece tüketici rolündeydiler Bu dönemde, web teknolojileri denildiğinde HTML anlaşılmaktaydı. Bir sonraki dönemi betimleyen Web 2.0( interaktif web) uygulamalarının geliştirilmesi ile internet kullanıcıları artık üretici haline geldi. Bu web sitelerinde, kullanıcı artık aktiftir, içerik üzerinde belirleyici ve içeriği paylaşan konumundadır. Web 2.0 uygulamalarına örnek olarak facebook, twitter ve youtube gösterilebilir. Bu nedenle web 2.0 sitelerine sosyal medya da denilmektedir. Web teknolojilerindeki gelişim hızla devam etmektedir. Bugün artık web 3.0(semantik web) ve hatta web 4.0 den bahsedilmektedir.



2- Kitle İletişim Aracı Olarak Sosyal Medya




Bireylerin iletişim kurma ve bilgi alışverişinde bulunma arzusu tarih boyunca ihtiyaç olarak görülmüştür. Bu ihtiyaca koşut olarak kağıdın bulunması, iletişim kurma ve bilgi alma ihtiyacı ile yazılı basını ortaya çıkarmış, sonrasında da görsel medya, kitle iletişim aracı olarak tarihteki güçlü yerini almıştır. 20. yüzyılın son çeyreğinde ise internetin icadı ile insanların yaşantılarında ve enformasyon dünyalarında büyük bir devrim gerçekleşmiştir. İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte ihtiyaç duyduğumuz her türlü bilgiye hızla ulaşmanın yanında, tanıdıklarımız ve yeni edindiğimiz çevre ile iletişim kurarak sosyalleşme ihtiyacımızı da anında karşılar hale gelmiş bulunmaktayız.



Geleneksel medyada denilen kitle iletişim araçlarından tek taraflı olarak bilgi akışı sağlanırken, yeni medya olarak gösterilen sosyal medyada karşılıklı etkileşim ve paylaşım üzerine insanlar düşünce ve eserlerini dolaşıma sokabilmektedir. Sürekli güncellenebilmesi, çoklu ortam oluşturması ve anında paylaşım ve etkileşim olanakları nedeniyle sosyal medya, gündelik yaşantımızın önemli bir parçası haline gelmiştir. Bu özellikleri nedeniyledir ki televizyon ve basılı gazete gibi kitle iletişim araçlarına ilginin azalmakta olduğunu, televizyon ve gazetelerinde bu gelişmeye koşut olarak kendilerini internet ve sosyal medyada konumladıklarını rahatlıkla söyleyebiliriz. Kitleleri yaklaşık yüzyıldır yönlendiren büyük medya kuruluşları yakın bir gelecekte, yerlerini sosyal medyayı etkili biçimde kullanan kurumlara ve bireylere terk edeceklerini söylemek kehanet olmasa gerektir.



Mail veya chat gibi kişisel kullanım özellikleri sunması nedeniyle kişisel iletişim aracı olan internet ve sosyal medya aynı zamanda anlık haber ve bilgi akışını da sağlamaktadır. Bu nedenle kitle iletişim aracı olarak kabul edilmelidir. Yani “Sosyal Medya”, kullanım şekline göre hem kişisel hem de kitle iletişim aracıdır



Bir kitle iletişim aracı olarak sosyal medya, gündelik ve kamusal yaşamda sağladıkları kolaylıklar yanında bir dizi sosyal ve hukuki sorunu da beraberinde getirmiştir. Özellikle bilinçsiz kullanım ve sosyal medyayı denetlemenin güçlüğü bu sorunları daha belirgin ve görünür kılmıştır. Geleneksel kitle iletişim araçlarında, bir düşünce kitlelere ulaşmadan önce denetim ve kontrolden geçmektedir ve süzülerek kitlelere sunulmaktadır. Ancak sosyal medyada bir nefret ifadesi yazılı ileti veya resim olarak anında kitlelere ulaşmakta, hedef gruba karşı insanları kışkırtabilmekte ve örgütleyebilmektedir.




B- Sosyal Medyada Nefret Söylemi




sosyal-medya-nefret-soylemi-siddetBu yeni dünya, sunmuş olduğu olanakların yanı sıra pek çok toplumsal sorunla da bizleri karşı karşıya bırakmıştır. özel yaşamların , kişisel verilerin ve kişilik haklarının saldırıya açık hale geldiği ve yabancılaşma duygusunun oluşmasına neden olduğu da izahtan varestedir. Her türlü hoşgörüsüzlükten kaynaklanan ve önyargılardan beslenen nefret söylemleri bu sorunların başında gelmektedir. Kendinden olmayana yönelik hoşgörüsüzlük temelli ayrıştırıcı söylemler ve paylaşımlar sosyal medya ile çok daha kolay üretilmekte ve yayılmaktadır. Sosyal Medyada üretilen bir nefret söylemi bireylerin örgütlenmelerine ve nefret suçu işlemelerine sebep olmakta ve bu şekilde toplumsal barış tamiri mümkün olmayacak ölçüde bozulmaktadır.



Birlikte yaşama kültürüne taarruz ettiğinden, demokratik bir toplumun inşası ve güçlendirilmesi için nefret söylemlerini belirleme ve denetlemenin gerekliliği yadsınamaz bir gerçekliktir. Ancak nefret söylemleri ile mücadele etmek sanıldığı kadar kolay değildir. Nefret söylemlerine ve nefret suçlarına karşı aidiyetten kaynaklanan bir körlük bulunmaktadır. Bu körlük duyarlılığı da köreltmektedir. Bir diğer sorun, ifade özgürlüğü bağlamında bir kısıtlamaya neden olup olmayacağı sorunudur. Sosyal Medyada tekrar üretilen ve dolaşıma sokulan Nefret söylemleri ile mücadele etmenin uluslarası işbirliğini gerektirmesi, uluslararası enstrümanların yetersizliği ve devletler arasındaki etnik ve dinsel bakış açılarındaki farklılıklar bir diğer handikaptır.



Bazı Avrupa devletleri nefret söylemleri ile ilgili yasal düzenlemeler yapmışlardır. Nefret suçuna dönüşmeyen nefret söylemlerini de cezalandırma yoluna gitmişlerdir. Türkiye ise Ceza Sisteminde bazı nefret suçları ile ilgili düzenlemeler yapılmış, nefret saiki bazı suçlar bakımından artırım nedeni olarak belirtilmiştir. Ancak salt nefret söylemi Türk Ceza Hukukunda suç olarak düzenlenmemiştir. Bu konuda güçlü bir kamuoyu baskısı oluşmamıştır. Bazı sivil toplum örgütlerinin çabaları ise toplumdaki körlüğü giderememiş ve siyasal süreci harekete geçirememiştir.

Yorum Gönder

0 Yorumlar