Nişanlanma | Nişanlanmadan Doğan Haklar | Nişanlılığın Sona Ermesi


nisanlilik-nisani-bozma-ayrilmaNişanlanma karşılıklı evlenme vaadiyle olur ve bunun için şekil şartı aranmaz. Nişanlanma şahsa sıkı sıkıya bağlı bir aile hukuku hakkıdır ve evliliğin ön şartıdır.

Nişanlanma Ehliyeti: Tam ehliyetlilerin ve sınırlı ehliyetlilerin nişanlanma ehliyetleri tamdır. Bu kişiler kimsenin rızasına bağlı olmaksızın nişanlanabilirler. Sınırlı ehliyetsizler ise ancak kanuni temsilcilerinin izni ile nişanlanma sözleşmesi yapabilirler. Tam ehliyetsizler ayırt etme güçleri bulunmadığından hiçbir hukuki işlemi yapamazlar ve bundan dolayı da nişanlanamazlar.

Nişanlanma İradesi: Nişanlanma bir sözleşme olarak kabul edildiğine göre; nişanlanmanın gerçekleşebilmesi için nişanlanacak olanların nişanlanma iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları gereklidir. Bu karşılıklı irade beyanları nişanlanmanın kurucu unsurudur. İrade açıklaması açık olabileceği gibi örtülüde olabilir örneğin karşı tarafa yüzük verilerek nişan kurulabilir.

Nişanlanma bir şarta veya süreye bağlanabilir, örneğin askerliğin bitirilmesi, ailelerin onayı şartı ile nişanlanılabilir.

Nişanlanma Engelleri: Türk Medeni Kanunu evlenme engellerini açıkça belirtmesine rağmen nişanlanma engelleri açık bir şekilde belirtilmemiştir. Evlenme engelleri nişanlanma için de uygulanır.


     Nişanlanmadan Doğan Haklar

  • Tanıklıktan çekinme ve hakimlikten çekinme hakkı
  • Haksız fiil failinden destekten yoksun kalma ve manevi tazminat hakkı
  • Mal rejimi sözleşmesi yapma hakkı
  • Evlilik dışı dünyaya gelen çocuğun nesebinin düzeltilmesi için dava açma hakkı


Nişanlanmadan Doğan Yükümlülükler

Sadakat Yükümlülüğü: Bu yüküm nişanlılara nişanlılık ilişkisine uymayı, ona saygılı davranmayı ve ileride evlenmeyi imkansız kılacak davranışlardan kaçınmayı yükler.

Evlenme Yükümlülüğü: Bu yükümden anlaşılması gereken, evlenmenin olabilmesi için gerekli hazırlıkların yapılması ve bir süre sonra evlenilmesidir. Nişanlılık evlenmeye zorlamak için dava hakkı vermez.

     Nişanlılığın Sona Ermesi
   Taraflar geçerli bir nişanlılığı sonradan ortaya çıkan çeşitli sebeplerden dolayı sona erdirebilirler. Bu sebepler;

  • Evlenme
  • Ölüm ve Gaiplik
  • Tarafların nişanın bozulması için karşılıklı anlaşması
  • Bozucu şartın gerçekleşmesi
  • Kesin bir evlenme engelinin ortaya çıkması
  • Evlenmenin imkansızlaşması. (Cinsiyet değiştirme)
  • İrade bozukluğu halleri
  • Çifte nişanlanma
  • Tek taraflı nişanı bozma


Nişanın Sona Ermesinin Sonuçları: Nişanlılığın sona ermesi ile kişilerin nişanlılık sıfatları sona erer ve nişanlılığın yükümlülükleri de sona erer. Nişanlanmanın sona ermesinin hukuki şartları; Hediyelerin geri verilmesi, maddi tazminat ve manevi tazminattır.

Nişanlılıkta Hediyelerin Geri Verilmesi:  Nişanlılık eğer evlenme dışında bir nedenle sona ermişse nişanlıların birbirlerine veya ana baba ve ana baba gibi davrananlara aldıkları alışılmışın dışındaki hediyeler verenler tarafından geri istenilebilir. Hediyelerin geri verilmesinin istenilmesi için kusur, kusursuzluk gibi şartlara gerek yoktur evlenme dışında bir nedenle sona ermiş olması yeterlidir.

Nişanlılıkta Maddi Tazminat Davası:Nişanlılardan biri haklı bir sebep olmaksızın nişanı bozduğu veya nişan taraflardan birine yükletilebilen bir sebeple bozulduğu takdirde; kusuru olan taraf, diğerine dürüstlük kuralları çerçevesinde ve evlenme amacıyla yaptığı harcamalar ve katlandığı maddi fedakarlıklar karşılığında uygun bir tazminat vermekle yükümlüdür. Aynı kural nişan giderleri hakkında da uygulanır.
Tazminat istemeye hakkı olan tarafın ana ve babası veya onlar gibi davranan kimseler de aynı koşullar altında yaptıkları harcamalar için uygun bir tazminat isteyebilirler.
Bu davada davalı her zaman, nişanın bozulmasında kusurlu durumda olan nişanlıdır. Onun anne ve babasına karşı maddi tazminat davası açılamaz.

Nişanlılıkta Manevi Tazminat Davası: Nişanın bozulması yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere nişanın bozulması halinde manevi tazminat talebinde bulunabilmesi için bazı şartlar aranmakta bunlar;

  • Nişanı bozan tarafın kusurlu olması
  • Tazminat talebinde bulunan nişanlının nişanın bozulmasında herhangi bir kusurunun bulunmaması
  • Kusursuz olan nişanlının kişilik haklarının nişanın bozulması yüzünden zarara uğramış olmasıdır.


Manevi tazminat davası nişanlılar arasında açılır, nişanlıların anne babası veya diğer ilgililer manevi tazminat davası açamazlar. Nişanlılığın sona ermesinden doğan dava hakları sona ermenin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Yorum Gönder

0 Yorumlar